31 Aralık 2008 Çarşamba

CANKURTARAN



Bir şey isteniyor dünyadan!
Bilinen karaların tahtasına doğru
Peygamber parmağımı kaldırıyorum.
Bu bir şey midir?

Yırtılsın istiyorum
gömleğimin cepleri
Har ile ovulmuş etimden coşsun gece,
Sıkılmış avucumdan taşsın
Pasında bekletildiğim bu kara çarşaf.
O kara şapkalı adamlar,
Göz ucuyla göstersin artık
Adımla anılan ceza maddesini sevgilime.

Ayaklarımı yakan yalaz
Nutkumda tutuklu kan
Sol böbreğimdeki icraat ve sancı, sıyrılsın
Sıyrılsın gömleğimin ceplerinden dışarı,
Aksın,akşama doğru sabahları unutup
Sabahçı talebeleri unutup evlerde
Aksın döşümden dışarı…
Bu bir şey midir?

Fakat uyumuyor hiçbir ev
Dünya yukarda yalandan dönmekte.
Yalnız bir şey
Her şey
En son şey.
Yalnız ona
Yalnız ona
Yumruğumu kaldırıyorum el diyorlar
Parmaklarımı geçirip göğsüme
Yırtıyorum gömleğimi
Del diyorlar,
Büyük bir sancıyla
Vurup çıkıyorum çileli aylardan.
Ağız birliği
El birliği susuyorlar.

İşte dünyadan bir şey isteniyor
Ne verebilirim!
İşte budalalar arasında
Kendime bir şey sandırıldım
Ne diyebilirim!
Biliyorum
Öğrendim
Ezberledim hatta
Zaman,herkesin
Yelkenine bağlandığı bir sal.
Fakat ne kıçta ne başta
Ne iskele ne sancakta
Geceye doğru açılmış gömleğimin kollarıyla,
Bir şey
Her şey
En son şey
Eksildikçe eskiyen şey!
Eskidikçe eksilen şey!
Hey!
Cevabım kalsın
Canımı al.