1 Ocak 2009 Perşembe

BEŞ DAMLA




I
Su yürürse taşların üstünden
Atadan kalma can sıkıntıları ile geçirilen ömürlere
Bir ferahlık gibi sokulur yatsı ezanları...
Gece inmeden inmeye tutulmuş
Belinden aşağısı tutmayan
Felçli kadınlar ayaklanır,sulara aldanıp.

II
Su yürürse kapalı ahşap kapılarda
Gergin sürgüleri gevşeyen menteşelerin
Eski ölülerine mevlit okunan evlerinde
Çocuk başları gömülür eteklere,
Tüyleri uzamış dul kadınlar
Başını yaslar cama sulara dalıp.

III
Su yürürse en fazla bir ad kalır akılda
Hatıraları tahrip edilmiş çocuklardan arda...
İğdiş edilmiş muhayyel rüyalar çoğalır
Adımlanırken kafa kurcalayan soğuk salonlar.
Saba makamıyla ayaklanan ölü babalar
Ayak seslerini siler suların lohusalığıyla.

IV
Su yürürse talebelik arefesinde eğilmiş
Tokalı kırmızı pabuçlarını bağlayan kızlar
Bir daha gülerek yürüyemez yollarda...
Baba evlerinin utangaçlığıyla,horlanmış
Masum bir renk sürerler göz kapaklarına
Bazen de derin bir iç çekerler sulara kapanıp.

V
Su yürürse çünkü,
Felçli,ölü,dul ve öksüzdür artık su
Uğradığı her durakta biraz daha burulmuş
Biraz daha kötümser...